logo

Su kaynakları tahrip ediliyor

Hazırlanan eylem planında özellikle Eğirdir, Bafa, İznik, Küçükçekmece göllerinde yaşanan kirliliğin nedenleri ve durumlarına dikkat çekilirken, Ergene’nin ise dördüncü sınıf su kalitesinde olduğu vurgulandı.

Orman ve Su İşleri Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan ‘Göller ve Sulak Alanlar Eylem Planı 2017-2023’ raporunda Türkiye’nin en önemli göllerinde yaşanan kirlilik gözler önüne serildi. Özellikle Eğirdir, Bafa, İznik, Küçükçekmece göllerinde yaşanan kirliliğin nedenleri ve halihazırdaki durumlarına dikkat çekilirken, Ergene’nin dördüncü sınıf su kalitesinde olduğu vurgulandı.

‘Ergene Havzasının Nehir ve Göllerde Su Kalitesinin Değerlendirilmesi’ başlıklı bölümünde Ergene Havzası için, “Analiz çalışmalarının sonucunda elde edilen ortalamalar dikkate alındığında genel şartlar kısmında bulunan parametrelere göre elektriksel iletkenlik, BOI ve civa parametrelerinden dolayı üçüncü kalite sınıfında yer almaktadır. Besin elementleri parametrelerinden dolayı dördüncü kalite sınıfındadır. Bu sonuçlar ışığında su kalitesinin dördüncü kalite sınıfında yer aldığı tespit edilmiştir” denildi.

EĞİRDİR GÖLÜ

‘İlaçlama aletleri gölde yıkanıyor’

“Eğirdir gölü etrafında bulunan Senirkent-Uluborlu yerleşimleri, Gelendost-Bağıllı ve Yaka yerleşim birimleri ve Yalvaç deresi üzerinde bulunan köy ve belde belediyelerinin evsel atıksuları arıtılmadan alıcı ortama deşarj edilmektedir. Eğirdir gölü ve Kovada kanalı çevresindeki yerleşim yerlerinde sebze ve meyvecilik yapılmaktadır. Haşerelerle mücadele için yılda en az 10-15 defa ilaçlama yapılmaktadır. İlaçlamada kullanılan alet ve tanklar gölde yıkanarak boş ilaç kapları rastgele göle ve su kanallarına atılmaktadır. Eğirdir gölü çevresinde bulunan ve faaliyetini sürdürmesine izin verilen sanayi kuruluşları oluşturdukları kirlilik ile gölü tehdit etmektedirler.”

İZNİK GÖLÜ

‘Gübre ve ilaç kalıntısı var’

“Göle kıyısı olan yerleşmelerin geçimi sulu tarım, sebze meyve üretimi ile zeytinciliğe dayalıdır. Yörede gübre ve zirai ilaç kullanımı fazlasıyla yaygındır. Yapımı süren sulama tesisleriyle bu alanın 7 bin hektar daha artırılması öngörülmektedir. Göle yakın bütün tarla-bahçe sahipleri motopomplarla İznik gölünden su çekerek tarım arazilerini sulamaktadır. Gübre ve ilaç kalıntıları, yağışların neden olduğu akışla göle ulaşmaktadır. Zeytinlik ve diğer tarım arazilerinin ilaçlanmasında kullanılan alet ve ekipman göl sularıyla yıkanarak, yıkama suları da göle akıtılmaktadır.”

BAFA GÖLÜ

‘Alg patlaması yaşanıyor’

“Bafa Gölü büyük ölçüde değiştirilmiş doğal göl olmasının yanı sıra su kalitesi açısından da zayıf olarak sınıflandırılmakta. Göl noktasal, yayılı kaynaklı ve morfolojik baskıların her üçü açısından da risk altındadır. Tarımsal faaliyette kullanılan gübre, zirai ilaç gibi kimyasalların sulama suyu fazlası ile yıkanarak göle ulaşması, özellikle alanın güneydoğusunda yoğunluk kazanmış olan zeytin işleme tesislerinden gelen ve bölgede Karasu olarak adlandırılan tesis işletme atıkları, gölün çevresinden geçen anayol üzerinde bulunan akaryakıt istasyonları restoran ve çay bahçelerinin atıksuları, balık üretim tesislerinde kullanılan aşırı organik ve kimyasal maddeler içeren yemler, sığ sularda ötrifikasyona (alg patlamasına) neden olmaktadır.”

KÜÇÜKÇEKMECE GÖLÜ

‘Endüstri ve sanayi etkisi’

“Hadımköy ve İkitelli’deki pek çok sanayi tesisi, atık maddelerini Küçükçekmece gölünü besleyen Nakkaşdere ve Eşkinoz derelerine boşaltmakta. Kuzeybatı kısmına kurulan diğer endüstriyel alanlar da kirlenmenin artmasına neden oluyor. Endüstri kolları arasında tekstil, metalurji, kimya ve dericilik faaliyetleri var. Arazi kullanımındaki değişimler nedeniyle gölün ötrofik göl aşamasına ulaştığı öne sürülmekte. Tarım ilaçlarının kullanılıp kullanılmaması olarak su kalitesi değişiklik göstermekte.”

Milliyet