4 Muharrem 1439 | 24 Eylül 2017 Pazar

CANLI DİNLECANLI DİNLE

Hayat

Ana Sayfa Haber Hayat

Şeyh Şâ’bân-ı Veli anma haftası etkinlikleri devam ediyor

Son Güncelleme: 12 MAYIS 2017 - TSİ 11:49

Hz. Mevlâna, Hacı Bektaş-ı Veli ve Hacı Bayram-ı Veli hazretleriyle birlikte Anadolu’nun dört muhafızından birisi olarak bilinen ve 16. yüzyılda Kastamonu’da yaşamış olan Hz. Pir Şeyh Şâ’bân-ı Veli hazretleri, Kastamonu evliyaları anma haftası kapsamında bir kez daha yâd ediliyor.

Anma etkinlikleri kapsamında Kastamonu Üniversitesi ve Hz. Pir Şeyh Şâ’bân-ı Veli Kültür Vakfı tarafından gerçekleştirilecek olan Şeyh Şâ’bân-ı Veli programının ana teması "Huzur, Birlik ve Aydınlanma Yolu"

Şeyh Şâ’bân-ı Veli ve Kastamonu Evliyaları Anma Haftası hedef 2019 UNESCO programı, 13 Mayıs 2017 Cumartesi günü İstanbul'da düzenlenecek. Program saat 19.30’da Sultanbeyli Necmettin Erbakan Kültür Mrkezinde başlayacak.

Yard. Doç. Dr. Recep Özdirek, "Hz. Pir Şeyh Şâ’bân-ı Veli" üzerine bir konuşma yapacak. Ardından Mehmet Kemiksiz ve ekibinin katılımıyla tasavvuf musikisi konseri verilecek.

Şeyh Şâ’bân-ı Veli kimdir?

Kastamanu'nun Taşköprü ilçesinin Gökçeağaç Bucağına bağlı Çakırçayı Köyü'nün Cimdâr Mahallesi'nde dünyaya gelen Şeyh Şâbân-ı Veli hazretleri, eğitimine doğduğu mahallede Kur’an-ı Kerim öğrenerek başlar.

Kastamonu’da devam ettiği eğitimini tamamlayıp, İstanbul’a giderek, Fatih Sultan Mehmet Han medreselerinden biri olan Karadeniz Başkurşunlu Medresesi'ne kaydolur.

Şeyh Şâbân-ı Veli, 9 yıl süren eğitimi süresince Eyüp Camii’sinde de kürsü şeyhliği yapar. Kastamonu’ya giderken uğradığı Bolu'da Hayreddin Tokadi’ye biat eder ve 12 yıl şeyhin hizmetinde bulunur. 1530-1531 tarihinde Kastamonu’ya gönderilir. Önce Cemalattin Camii’sinin avlusuna yerleşmiş, daha sonra Honsalar Camii’sinin içinde bir odaya yerleşmiştir.

Hep Kastamonu'da kalan ve Anadolu’nun dördüncü büyük evliyası kabul edilen Şeyh Şaban-ı Veli daha sonra vefatına kadar kalacağı Şeyh Sünneti Efendi dergahına yerleşmiştir. Yedi yıl halvette kalmıştır. Vefat ettikten sonra da türbesi burada inşa edilmiştir. Türbe, daha sonraları hasar görmüş olup, 1902 yılında Mahmut Paşa tarafından yeniden inşa edilmiştir.