30 Rebi'ül-evvel 1439 | 18 Aralık 2017 Pazartesi

CANLI DİNLECANLI DİNLE

Türkiye

Ana Sayfa Haber Türkiye

Güneşin doğduğu en hayırlı gün: Cuma

Son Güncelleme: 1 ARALIK 2017 - TSİ 21:59

Yüce Rabbimiz bütün insanların, Müslümanların kurtuluşa erebilmeleri için pek çok vesile, takdir buyurmuştur. Kurtuluşa erebilmek için bu vesilelerden bazıları da mübarek günler, mübarek geceler, mübarek aylardır.

İki gün önce bunlardan birisini idrak ettik, Mevlid-i Nebi gecesi. Efendimiz Aleyhissalâtu Vesselam’ın dünyaya teşrif ettiği, insanları karanlıktan aydınlığa çıkartmak için Kur’an’ı getiren yüce Peygamberimizin doğum gününü idrak etmiş olduk. Rabbim bütün insanlığa Efendimiz Aleyhissalâtu Vesselam’ı yeniden anlamayı, O’nun insanlığa kazandırdığı değerleri yeniden hatırlamayı nasip eylesin.

Miraç Gecesi, Regaip Gecesi, Kadir Gecesi yine bu mübarek gecelerden Berat Gecesi, vesile-i necat olarak değerlendireceğimiz kurtuluşumuz için bizlere vesile olan mübarek gecelerdir, mübarek günlerdir. Üç aylar dediğimiz aylar; Recep, Şaban, Ramazan ayları yine bütün mü’minlerin, iyi değerlendirdiği takdirde amel defterine sevap yazılacak güzel günler, güzel aylardır ve mü'minleri her hafta kendisinde toplayan birlikte omuz omuza rükû etmelerini secde etmelerini sağlayan, bu fırsatı sadece ülkemizde yirmi beş milyona yakın mü’mine bu fırsatı sunan ve bütün dünyada bir milyar, bir buçuk milyar, iki milyara yakın Müslümanın en az yarısını camilerde toplayan Cuma günü yine mü'minler için çok önemli, Müslümanlara farz kılınan çok önemli ibadet, çok önemli bir gündür.

Rabbimiz bugün adına bir sure indirmiştir. Bir sureye bugünü isim yapmıştır, Cuma Sûresi. Ve buyuruyor ki Cuma Sûresinde; 

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا نُودِيَ لِلصَّلٰوةِ مِنْ يَوْمِ الْجُمُعَةِ فَاسْعَوْا اِلٰى ذِكْرِ اللّٰهِ وَذَرُوا الْبَيْعَۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ

“Ey iman edenler, Cuma günü namaza çağırıldığında koşunuz, Allah’ın zikrine koşunuz, alışverişi bırakınız.”

Bu ayet-i kerime mü’minleri Cuma namazına davet etmekte, Cuma namazının farz oluşunu bu ayet-i kerime ortaya koymaktadır.

Onun için İslam’ın başlangıcından itibaren Efendimiz Aleyhissalâtu Vesselam Cuma namazıyla ilgili bu vahye muhatap olduğu andan itibaren, ilk Cuma namazını kıldırdığı andan itibaren mü’minler için Cuma günü bayram olmuş, mü’minler için Cuma namazı en önemli farzlardan birisi olarak kabul edilmiş ve hep kılınagelmiştir.

Efendimiz Aleyhissalâtu Vesselam, Kur’an’dan almış olduğu bu ilhamla şu hadis-i şerifiyle Cuma gününün önemini vurgulamıştır.

قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ:

خَيْرُ يَوْمٍ طَلَعَتْ عَلَيْهِ الشَّمْسُ يَوْمُ الْجُمُعَةِ

“Güneşin üzerine doğduğu en hayırlı gün Cuma günüdür.” buyurmuştur. Bu sebeple Cuma namazını düşürecek herhangi bir sebep olmadıkça herhangi bir gerekçe olmadıkça bu namazın kılınması mü’minlere farzdır, Müslümanlara farzdır.

Cuma günleri camilerin dolup taşması bütün İslam âleminde mü’minlerin namaza koşması işte bu ayet-i kerime ve İslam’ın bu önemli şartının önemli farzının yerine getiriliyor olmasının bir göstergesidir. Cenab-ı Hak, camilerimizi Cuma günlerinde gençlerimizle, çocuklarımızla, yaşlı, ihtiyar hatta kadınlarımızla daha fazla iştirak edilir hale getirsin inşaallah.

Cuma günü isminden de mülhem insanları kendisinde toplayan gün demektir. Onun için bugünü iyi değerlendirmek lazım. Ecdadımız, büyüklerimiz kabir ziyaretlerini özellikle Cuma gününe denk getirirlerdi. Hatim okumuşlarsa hatmin duasını cuma gününe denk getirirlerdi. Sadaka vereceklerse bu sadakayı mümkün olduğunca Cuma günü, zekât verme durumunda olan insanlar bunu Cuma günü verirlerdi. Çünkü Cuma günü Kur’an’da övülmüş, Efendimiz Aleyhissalâtu Vesselam tarafından güneşin üzerine doğduğu en hayırlı gün olarak değerlendirilmişti. Bunun için Cuma gününün mü’minlerin kalbinde, gönlünde ayrı bir yeri vardır.

Bizim insanlık olarak, inanan inanmayan herkesin bu kutsallara değer vermesi gerekiyor. Eğer toplumun bir kısmı herhangi bir şeye kutsal olarak inanıyorsa değer veriyorsa bunları dikkate almak gerekiyor, yapmış olduğumuz konuşmalarda, yapmış olduğumuz bir takım icraatlarda, buna önem vermek gerekiyor.  Kur’an-ı Kerim’de bir ayet-i kerimede mü’minlerin ilginç bir şekilde uyarıldığına şahit oluyoruz bakınız o kadar hassas bir nokta ki. Orada Cenab-ı Hak putperestlerin müşriklerin putlarına sakın kötü söz söylemeyiniz onlar da sizin Rabbinize ilahınıza kötü söz söylerler siz buna sebep olmuş olursunuz buyuruyor, ne kadar hassas bir nokta. Müşriklerin putlarına bile onların zoruna gidecek onların yanlış bir şekilde hareket içerisine girmelerine sebep olacak bir şey yapmayınız yani sövmeyiniz buyuruyor Rabbimiz. Bu yüzden bizim kutsallara mübarek gün ve geceler olur mübarek gün olur, Cuma günü ya da başka bir takım kutsallara karşı herhangi bir söz söylerken çok dikkatli olmalıyız. Rencide edici aşağılayıcı anlamlara gelen bir takım ifadelerden, tabirlerden kaçınmak zorundayız.

Son günlerde, son haftalarda Cuma gününü aşağılayıcı bir ifade, sosyal medyada ya da bazı ticari gerekçelerle Cuma gününe böyle bir ifade kullanıldı. Aman ha dikkatli olalım bu konularda insanların inancını rencide edici hareketlerden, davranışlardan sözlerden, kaçınalım insanlığın buna ihtiyacı var.

İnsanlığın birbirinin düşüncesine birbirinin değerlerine saygı göstermesine ihtiyacı var. Çünkü bizler birlikte yaşamak zorundayız, birlikte yaşama tecrübesini tarihe altın sayfalarla yazdıran bizim milletimiz, ötekinin inancına, ötekinin düşüncesine, ötekinin mezhebine saygı göstermek zorundadır. Birlikte yaşamanın yolu buradan geçiyor. Bu duygularla hepinizin Cumasını tebrik ediyorum. İbadetlerimiz inşaallah makbul olur.

Ali Erbaş / Cuma Hutbesi, 01.12.2017